0232 362 54 54 info@karsiyakagoz.com

Diyabetik Retinopati

Diyabetik retinopatinin esas sebebi diyabettir. Retinopati retinanızı (gözünüzün arka kısmında ışığın üzerine düştüğü dokular) besleyen ince kan damarlarının zarar görmesi demektir. Damarlara zarar gelmesi kan sızıntısına (hemoraj) neden olabilir. Diyabetik retinopatinin bir başka özelliği de retina yüzeyinde yeni kan damarlarının oluşmasına neden olabilmesidir. Bu yeni damarlar kolayca kanar.
Üç tür diyabetik retinopati vardır. Arka tarafta meydana gelen retinopati görüşünüzü etkileme açısından en az ciddi olandır ancak yine de GP’niz veya bir göz doktoru (oftalmolojist) tarafından düzenli olarak izlenmesi gerekir. Pre-proliferatif retinopatide ise retinanız şişer ve kan sızdırarak görüşünüzü engellemeye başlar. Son tür olan proliferatif retinopatide ise genellikle aniden görme kaybına da neden olabilen şiddetli kanama nedeniyle görüşünüz bulanıklaşmaya başlar.

Belirtileri

Diyabetik retinopati tamamen ağrısız olmakla birlikte genellikle ani körlüğe neden olur. Kan damarları gözünüzün vitröz jelininin (gözü dolduran jel madde) içine kanadığı için bu durum meydana gelir. Bu da gözünüzün içinde görüşünüzü engelleyen koyu renkli bir perde olarak görülür.

Bir süre sonra – bazen haftalar, bazen aylar – sızan kan sonunda abzorbe olabilir ve görüşünüz düzelebilir.

Diyabetik retinopatinin diğer belirtileri arasında küçük benekler, çizgiler, bulanık görme, gece iyi görememe ve parlak ya da loş ışığa uyum sağlamakta güçlük çekme sayılabilir.

Vitröz jel içine doğru meydana gelen şiddetli kanama yeni kan damarlarının ve fibröz liflerinin meydana gelmesine neden olabilir. Bu çok ciddi bir durumdur çünkü bu fibröz lifler büzülerek retinayı yerinden çıkarabilir – bu da düzeltmesi oldukça zor bir retina dekolmanı türüdür. Tedavi bazen hasarı engelleyebilmekle birlikte, bazı durumlarda körlük kalıcı olabilir.

Nedenleri

Diyabetik retinopatiye diyabet neden olur. Diyabetinizi kontrol altına almazsanız, diyabetik retinopatiye yakalanma riskiniz de artar.

Kan şekerinizin yüksek olması veya yüksek tansiyon sorununuz olması kan akışınızın artmasına neden olabilir. Bu da gözünüzdeki bir membranın kalınlaşmasına neden olur ve dolayısıyla gerekli sıvıların retinanızın içine ve dışına girip çıkabilmesi engellenir. Bunun ardından hasarlı hücreler yeni kan damarlarının oluşmasını sağlayan özel kimyasallar salgılamaya başlar. Bu yeni kan damarları daha fazla sıvı sızdırma eğilimindedir.

Bu tedavi edilmezse, büyüyen kan damarları görüşünüzü engellemeye başlar ve hatta gözünüzün içinde komplikasyonlara neden olabilir.

Ayrıca kolesterol seviyeniz yüksekse (kanınızda trigliserit adı verilen yağ asidinin yüksek seviyede olması) ve gebeyseniz de diyabetik retinopati riskiniz artar.

Tanı

Diyabetik retinopati tanısı bir oftalmolog (göz doktoru) tarafından bir oftalmoskopla (gözünüzün içini incelemekte kullanılan, ucunda bir ışık olan cihaz) retinanızın arka kısmına bakılarak konur.

Diyabetliyseniz, kanama ve anormal kan damarı oluşumu olup olmadığını görmek için düzenli olarak (en az yılda bir defa) gözlerinizi kontrol ettirmeniz gerekir. Diyabetik retinopati tanısı ne kadar erken konursa, tedavinin etkili olma ihtimali de o kadar artar.

Oftalmolog size floresan anjiyogrofi adı verilen bir işlem uygulayabilir. Kolunuzdan bir boyar madde enjekte edilir ve boyar madde gözünüze ulaşır. Bu sayede retinanızdaki kan damarlarının görülmesi kolaylaşır ve ayrıca yırtılmış damarların ya da sıvı sızıntısının olup olmadığı da kontrol edilir.

Tedavi

Diyabetik retinopati tedavisi hastalığın hangi tip olduğuna bağlı olarak değişiklik gösterir.

Arka kısımdaki retinopati için herhangi bir tedavi görmeniz gerekmez.Ancak yine de hastalığın ilerlemesi halinde erken fark edilebilmesi için düzenli olarak göz muayenesinden geçmeniz gerekir.

Eğer pre-proliferatif retinopatiniz varsa, yine tedavi olmama ihtimaliniz vardır. Ancak sızıntı görüşünüzü tehdit etmeye başlamışsa, lazer tedavisi bir seçenek olabilir.

Proliferatif retinopatiniz varsa, anormal kan damarlarının daha fazla büyümelerini engellemek üzere yakmak için lazer tedavisi kullanılabilir. Lazer tedavisi kan damarlarını doğrudan hedef almaz, retinanızın etrafında oksijensiz kalmış olandamarları yakar. Görüş kaybı varsa bunu iyileştiremez ancak görüşünüzün daha da kötüleşmesini engelleyebilir.

Nadir olgularda, gözünüzde şiddetli kanama olması halinde göz ameliyatı yapılabilir. Bu proliferatif retinopatiye geç dönemde tanı konması halinde meydana gelebilir.

GP’niz veya uzman doktor lazer tedavisi veya göz ameliyatının avantajları ve riskleri de dâhil olmak üzere sizinle tüm seçenekleri konuşacaktır.

Komplikasyonlar

Kan damarları retinanız içinde büyüdüğünde, zaman zaman patlayabilir veya sızıntı yapabilir. Bu da komplikasyonlara neden olabilir.

Gözünüzde kanama varsa, (vitröz kanama) noktalar görmeye başlayabilirsiniz. Daha ciddi olgularda kan görüşünüzü tamamen engelleyecek şekilde bütün gözünüzü doldurabilir. Bu tür kanama kalıcı görüş kaybına neden olmaz ve genellikle birkaç hafta ya da birkaç ay içinde geçer.

Gözünüzün arka kısmında meydana gelen bir yara dokusu nedeniyle traksiyonel retinal dekolmanı meydana gelebilir. Bu yara gözünüzün bir kısmının normal konumundan dışarı itilmesine neden olabilir. Bu da boş veya bulanık görmeye ya da daha ağır olgularda tamamen görüş kaybına neden olabilir.

Neovasküler glakom irisinizde (gözün içeri giren ışığı kontrol eden renkli kısmı) anormal kan damarı büyümesi olduğunda meydana gelen bir hastalıktır. Bu gözünüze gelen normal sıvı akışını keserek gözünüzün içinde basınç oluşmasına neden olur. Bu durum gözünüzde kalıcı görme hasarlarının meydana gelmesine yol açabilir.

Korunma

Diyabetik retinopatiden korunmak veya ilerleyişini yavaşlatmak için, yaşam tarzınızdaki bazı unsurları değiştirmeniz gerekebilir.

Kan şekeri değerinizi olabildiğince normale yakın tutmaya çalışarak kontrol altına alın. İdeal olan, kan şekeri seviyenizin yemek öncesinde desilitre başına (mg/dL) 90-130 miligram, yemek sonrasında ise 180 mg/dL olmasıdır. Bunu sağlamak için, insulin gibi ilaçlar almanız gerekebilir. Ayrıca sağlıklı beslenmeniz ve kilonuzu kontrol etmeniz gerekir.

Özellikle diyabetliyseniz sigarayı bırakın. Sigara kan damarlarınızı daraltarak komplikasyon yaşama riskinizi artırır. Ayrıca alkol tüketiminizi de sınırlandırmanız gerekir çünkü çok fazla alkol almak tansiyonunuzu yükseltir (önerilen günlük miktar erkeklerde 3-4 ünite, kadınlarda ise 2-3 ünitedir.
Doç. Dr. R. Göktuğ Seymenoğlu tarafından yazılmıştır.